Köy Enstitüleri ‘ nin kurulması ve kapatılması

tarafından
607
Köy Enstitüleri ‘ nin kurulması ve kapatılması
Köy Enstitüleri hakkındaki yazımızı nasıl buldun ?

  • Ortalama Puan
    0.0
koy enstituleriIjDYBFz4qk tgEx6WkaMNA - Köy Enstitüleri ' nin kurulması ve kapatılması

Köy Enstitülerinin kurulması ve kapatılması

Köy Enstitüleri nedir ? Türkiye Cumhuriyeti kuruluşuyla birlikte her alanda olduğu gibi eğitim alanında da enkazı sırtlanmıştı. Bu enkazı iyileştirmek için öncelikle 1 Kasım 1928’de Harf Devrimi yapıldı. Ardından Halk Evleri ve Millet Mektepleri de açılsada bunlarda köylünün eğitimi için çare olmadı. Asıl yapılacak devrim ise öğretmen ve sağlık elemanı yetiştirme alanında yapılacak Köy Enstitüleri devrimiydi diyebiliriz. Köy Enstitüleri öğrencileri birey olarak ele alıp, onları hem iyi bir birey olarak yetiştirmeyi amaçlarken hem bilimsel eğitim hemde ziraat, tarım gibi konularda eğitim almalarını sağlamıştır.

Köy Enstitüleri’nin Kuruluş Süreci

 

Cumhuriyet ile birlikte Türk halkı yorgun düşmüştü. Türk halkı cephelerde savaşmaktan eğitime fırsat bulamıyordu. Osmanlı’dan geriye adeta bir enkaz kalmıştı. Okuma yazma oranı ise çok düşüktü. Türkiye’de 1927 yılında okur-yazar oranı genel nüfusa göre %8.16 idi. Atatürk ise Türk halkının muasır medeniyetler seviyesine çıkması için bazı reformlar yaptı. Bu reformlardan ilki 1 Kasım 1928’ de yapılan Harf Devrimi idi. Bu harf devrimi ile birlikte Türkiye, yeni Türk Alfabesine geçiş yaptı. Daha sonra ise bu yeni alfabenin öğretimi için Millet Mektepleri kuruldu. Millet mektebinde yeni Türk Alfabesinin öğretimi için yapılan çalışmalar sonucunda 1930’lu yılların başlarında okur-yazar nüfusu %19’lere çıktı.

Kurulan Millet Mektepleri ise yeni alfabenin öğretimi konusunda kısmi bir başarı sağlasada uzun vadede pek işlevsel değildi. Onun yerine kurulan Halk Evleri’de okur yazarlık sorununun çözümüne çare olamadı. Halk evleri, Köylerdeki nüfusun okuma-yazma problemini çözemedi. Türkiye’de öğretmen açığı vardı. 1940’lı yıllarda Türkiye’de ki 40 bin köyün 35 bininde okul yoktu

Köy Enstitüsü düşüncesinin temelini oluşturan düşünceler aslında 1940’lı yıllardan önce atılmıştı. İsmail Mahir Efendi, 14 Temmuz1914 yılında Meclis-i Mebusan’ın bir oturumunda “ köylerde biri erkek diğeri kızlar için birer öğretmen okulu kuurlmasını, kızlara dokumacılık vb. erkeklere ziraat vb. dersler verilmesini, okul ve evlerinin köylüler tarafından yapılmasını, okulu bitiren öğretmenlerin iki lira maaşla köylerine gönderilmesini” öneren bir konuşması vardı. 1924’te Atatürk’ün davetiyle gelen John Dewey’in de “ Çocukların hayattaki ihtiyaçlarına uyum sağlayacak programlar ve öğretim yöntemleri” önerisi olmuştu. Bu öneriyide Köy Enstitüsü ile ilişkilendirebiliriz.

Harf Devrimi sırasında Milli Eğitim Bakanı olan Mustafa Necati döneminde 1926 yılında Kayseri ve Denizli’de “Köy Muallim Mektepleri” açılmıştır. Mustafa Necati Köy çocuklarının şehirde okutulmasına karşıydı. Bu konu hakkında şöyle bir açıklaması olmuştur ;

Köy çocuklarını köyden alıp da şehirde okutmak hatalıdır. Bu sistem tatbik edilmiş, mahzurları görülmüştür. Mektebi bitiren köy çocukları, köylerine dönmek istememişlerdir. Elimizde böyle çocuklar vardır, onun için köy çocuklarını şehirde değil köyünde okutacağız” demiştir.

Yunus Nadi, 28 Haziran 1927 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde yazdığı bir yazıda, 3-4 dönümlük arazide öğretmenin öğrenciler ile meyve sebze yetiştirmesini, öğretmeni köye bağlamak için ailesiyle oturacağı sağlam binaların yapılması gerektiğini yazmıştır. Ona göre bu “ Türkiye’de yeni bir inkılabın temeli olacaktı.

Bir dönem Mustafa Kemal, çavuş olarak askerliğini yapanları, kendi köylerinde eğitmen olarak görevlendirmeyi düşünmüşlerdir. Bu görüşlerini köy enstitülerinin babası olan İsmail Hakkı Tonguç ile paylaşmaya giderler. Bu ziyaretten sonra İsmail Hakkı Tonguç kısa süre içinde kendini bakan olarak bulur.

1936’da Eskişehir’in Mahmudiye köyünde bir “Eğitmen Kursu” açılır. Bu kursun amacı ise askerliğini onbaşı ve çavuş olarak yapan köylü gençleri altı aylık bir kurs ile köylere eğitmen olarak atamaktır. Aynı yıl nüfüsu 400’ün üstünde olan köylere öğretmen yetiştirmek için İzmir-Kızılçullu ve Eskişehir-Çifteler’de “Köy Öğretmen Okulları” açılır. Bu okullar ise ilerde Köy Enstitüleri’ne dönüşecektir.

1936 yılında İsmail Hakkı Tonguç ve Saffet Arıkan Köy Enstitülerinin temelini oluşturacak ilkeleri hazırlayıp Kültür Bakanlığı Dergisinde yayınlarlar. Bu ilkelerin en önemlileri şunlardır;

  • Öğretmen adaylarına verilecek bilgi,hep genel ve geçer eğitsel esaslara dayanmalıdır.
  • Mesleki dersleri,adayları iş ve prodüksiyon okulu denilen ve pratik bilgi ilkesi güden yeni anlamdaki ilkokulun yöntemlerine egemen kılacak şekilde olmalıdır.
  • Yarının öğretmen adayları, köy hayatını her yönüyle ilgilendirebilecek koşullar içinde yetişmelidirler.
  • Öğretmen adayları, tarımsal ve sanayi ile ilgili bütün prodüksiyon şekillerine, teorik ve pratik bakımdan egemen olabilecek duruma getirilmelidir.

 

Eğitmen kursları başarılı olunca 11 Haziran 1937 tarih ve 3238 sayılı “Köy Eğitmenleri Kanunu“ yasalaşır.

 

Köy Enstitüleri’nin Kurulması

 

Yapılan Köy Eğitmenleri kanununun başarısı ancak köylünün okuma-yazma öğreten bir öğretmenin yeterli olmayacağı, köy öğretmeni yetiştirecek kurumların çok yönlü eleman yetiştirmesi gerektiğine karar verilerek, yeni açılacak kurumlara “Köy Enstitüsü” adının verilmesi uygun bulunmuştur.

Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim bakanı olduğu zaman İlköğretim Genel Müdürlüğüne getirilen İsmail Hakkı Tonguç tarafından 17 Nisan 1940’da 3803 sayılı yasa ile Köy Enstitüleri açılmıştır. Köy Enstitülerinin amacı köyün ve köylünün kalkındırılmasıdır. Gerek devvey’in raporundan ve gerekse diğer Avrupalı Eğitimcilerin görüşlerinden hareketle “iş içinde iş için eğitim”i esas alan ve köy çocuklarının seçilerek şehir merkezinden uzak 8-10 köyün ortasında kurulan bu enstitüler Türk Eğitim Tarihinde olduğu kadar ülke kalkınmasında da çok önemli rol oynamış, pek çok öğretmen yetiştirmiştir. İlkokul sonrası 5 yıl eğitime dayanan bu sistem aynı zamanda köyün ihtiyacı olan sağlık elemanlarını da yetiştirecektir.

Başta 40 adet Köy Enstitüsü açılması istenmiştir. Ancak 21 adet Köy Enstitüsü kurulmuştur. Köy Enstitüleri’nden 16.400 bilinçli öğretmen, 8756 Eğitmen, 7300 sağlık memuru yetişmiştir.

Köy çocuklarını alıp eğitmek ve tekrar köye yollamak suretiyle köyü ve köylüyü kalkındırmak amaçlanmıştır. Köy Enstitüleri birer kalkınma ocakları olmuştur.

 

Köy Enstitülerinin haritası

Köy Enstitüleri Haritası - Köy Enstitüleri ' nin kurulması ve kapatılması

Köy Enstitülerinin Haritası

Köy Enstitülerinde sadece bir öğretmen yetiştilirmiyordu. Sağlık elemanları da yetiştiriliyordu. Burada amaç sadece öğretmen yetiştirmek değildi. Öğrenciler bir birey olarak görülüyordu. Normal derslerin yanında ziraat ve tarımla uğraşan öğrenciler ekip-biçmeyi ayrıntısıyla öğreniyor, kendi okullarını kendi inşa ettiği gibi bakımlarını da kendileri yapıyordu. Ancak Köy Enstitüleri programı Demokrat Parti’nin darbesi sonucunda kapatılmaktan alıkonamayacaktı. 1946 yılında Kurulan Demokrat Parti ilk amacını Köy Enstitülerinin kapatılmasına odaklamıştı. Halk Köy Enstitülerine karşı kışkırtıyordu.

Köy Enstitülerinin Listesi

 

Ad/Bulunduğu İlKuruluş Tarihiİlk Müdürler
Akçadağ/Malatya1940Şinasi Tamer, Şerif Tekben
Akpınar/Samsun1940Nurettin Biriz, Enver Kartekin
Aksu/Antalya1940Talat Ersoy, Halil Öztürk
Arifiye/Kocaeli1940Süleyman Edip Balkır
Beşikdüzü/Trabzon1940Hürrem Arman, Osman Ülküman
Cılavuz/Kars1940Halit Ağanoğlu
Çifteler/Eskişehir1937Remzi Özyürek, M. Rauf İnan, Osman Ülkümen
Dicle/Diyarbakır1944Nazif Evren
Düziçi/Adana1940Lütfi Dağlar
Ernis/Van1948İbrahim Oymak
Gölköy/Kastamonu1938Ali Doğan Toran
Gönen/Isparta1940Ömer Uzgil
Hasanoğlan/Ankara1941Lütfi Engin, Mehmet Tuğrul, Hürrem Arman, M. Rauf İnan, Ali Doğan Toran
İvriz/Konya1941Recep Gürel, İ. Safa Güner
Kepirtepe/Kırklareli1938Nejat İdil, İhsan Kalabay
Kızılçullu/İzmir1937Emin Soysal, Hamdi Akman
Ortaklar/Aydın1944Hayri Çakaloz
Pamukpınar/Sivas1941Şinasi Tamer
Pazarören/Kayseri1940Sabri Kolçak, Şevket Gedikoğlu
Pulur/Erzurum1942Ahmet Korkut, Aydın Arıkök
Savaştepe/Balıkesir1940Sıtkı Akkay

 

 

Köy Enstitülerinde okutulan dersler

 

Kültür Dersleri: Türkçe, Tarih, Coğrafya, Yurttaşlık Bilgisi, Matematik, Fizik, Kimya, Tabiat ve Okul Sağlık Bilgisi, Yabancı Dil, El Yazısı, Resim-İş, Beden Eğitimi ve Ulusal Oyunlar, Müzik, Askerlik, Ev İdaresi ve Çocuk Bakımı, Öğretmenlik Bilgisi (Toplumbilim, İş Eğitimi, Çocuk ve İş ruhbilimi, İş Eğitimi Tarihi ve Öğretim Metodu ve Tatbikat) ve Zirai İşletme Ekonomisi ve Kooperatifçilik derslerinden oluşur. Eğitim, her sınıfta haftalık 22 saattir.

Tarımla İlgili Dersler: Tarla Ziraati, Bahçe Ziraati, Sanayi Bitkileri ve Ziraat Sanatları, Zootekni, Kümes Hayvancılığı, Arıcılık ve İpek Böcekçiliği ve Balıkçılık ve Su Mahsülleri derslerinden oluşur. Eğitim, her sınıfta haftalık 11 saattir.

Teknik Ders ve Çalışmalar: Demircilik ve Nalbantlık, Dülgerlik ve Marangozluk, Yapıcılık, Köy ve El Sanatları ve Makine ve Motor Kullanma derslerinden oluşur. Eğitim, erkek ve kız öğrencilerin yeteneklerine göre dağıtılır. Eğitim hem erkek hem kız öğrenciler için haftalık 11 saattir .

 

Köy Enstitülerinin Kapatılması

  1. Dünya savaşından sonra çok partili döneme geçiş için denemeler yapıldı. CHP parti içi muhalefeti bu dönemde baş gösteriyordu. Demokrat Partililer seçim kampanyalarında Köy Enstitüleri’ni propaganda aracı olarak kullandılar. O sıralarda Dünya’yı etkileyen ve korku aracı haline gelen Komünizmi, Köy Enstitüleri ile ilişkilendirdiler. Bu Enstitüleri “Komünist Yuvası” olarak adlandırdılar. Halk ise karma eğitimi bir fuhuş yuvası olarak adlandırıyorlardı.

 

Enstitüler git gide itibarsızlaştırılmaya başlandı. Hasan Ali Yücel ise komünistlik suçlamaları karşısında desteksiz bırakıldı. CHP 1946 seçimi sonrasında büyük bir darbe aldı. İsmet İnönü, Enstitüleri bile ziyaret edemez hale gelmişti. Enstitüler CHP’yi büyük derecede sarsmıştı. 1953’te İsmail Hakkı Tonguç, İsmet İnönü tarafından görevden alınmış ve Talim ve Terbiye kurulu üyeliğine getirilmiştir.  Köy Enstitüleri artık fiilen bitmiştir. 1950 seçimlerinde başa gelen Demokrat Parti ise resmi olarak Köy Enstitülerini bitirip, yerine İmam-Hatip ağırlıklı bir eğitime geçişi başlatacaktır.

 

Bizi instagram‘da takip edin.